ULU ÇINAR BÜYÜDÜKÇE TAZELENİYOR
 90 YILLIK ULU BİR ÇINAR : DDH
 "HASTANEMİZİ HER FIRSATTA ANLATIYORUZ"
 DDH 90 YAŞINDA
 ACİL SERVİS MODERNLEŞTİ
 DDH'DEN BİR DEVRİM DAHA


BİZE ULAŞIN
Telefonlar:
0258 263 93 11 0258 265 34 30
0258 263 93 21 0258 265 34 31
Faks:
0258 261 92 06
Sağlık Hattı:
0 505 732 55 46 (5 Hat)
Adres:
Murat Dede Mah. Şehit Albay Karaoğlanoğlu Cad. No:1 DENİZLİ


ULU ÇINAR BÜYÜDÜKÇE TAZELENİYOR

Denizli Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Ramazan Canural:

50 yılda yapılamayan reformlar son 5 yılda yapıldı

 

Sağlıkta Dönüşüm Projesi, ülkemiz ve insanımızın sağlığı için köklü bir “devrim” oldu.

 

Röportaj : Sare KUŞ / SAYED (Sağlık Yönetimi ve Eğitim Dergisi  Yıl: 2  Sayı: 21 Aralık 2009)

 

 

Dr. Ramazan Canural’dan, Denizli Devlet Hastanesi hakkında bilgi aldık.

 

Bize kısaca Denizli Devlet Hastanesi’ni tanıtır mısınız?

Denizli Devlet Hastanesi, ülkemizin kalkınmasına önemli katkılarda bulunan; çalışkan, gayretli ve atılımcı Denizli insanına yaraşır bir hastane. 1919’lara dayanan köklü geçmişiyle tarihe ışık tutabilecek kadar eski; fakat bu günkü fiziksel altyapısı, teknik donanımı ve personel gücüyle, aydınlık geleceğe köprü olmaya namzet, örnek bir sağlık kuruluşu. Son 6 yıldan beri “Sağlıkta Dönüşüm rojesi” adı altında Sağlık Bakanlığımız tarafından yürütülen büyük değişim hedeflerine uyabilmenin yanında; ilave olarak birçok yeniliği de kendiliğinden getirebilmiş bir hastane. 

 

Denizli Devlet Hastanesi, bölge insanının kendisine yüklediği misyonun bir gereği olarak birçok alanda önemli atılımlar yapmıştır. Hastanemiz; gerek personel, gerek modern çağın vazgeçilmezleri olan yüksek teknoloji ürünü cihazları ve gerekse eskisine oranla en az %50 artan genel fiziksel altyapısıyla gerçek ve köklü bir değişime imza atmıştır. Hastanemiz bugün 170’i uzman ve yan dal uzmanı olmak üzere 200 civarında hekim, 550 yardımcı sağlık personeli, 200 idari ve teknik personelle, toplamda 950 kadrolu çalışanı, ayrıca 600 kişi de özel sektörden hizmet sunanlar dahil,1.550 kişilik çok güçlü bir kadroya sahiptir.

 

Denizli Devlet Hastanesi, Kurtuluş Savaşı da dâhil olmak üzere birçok afet ve olaya tanıklık etti. Böyle köklü bir hastanenin sorumlulukları diğer hastanelere göre daha ağırdır diyebilir miyiz?

Sizin de belirttiğiniz gibi; hastanemiz tarihi geçmişi olan büyük bir hastane. 90 yıldan beri Denizli ve bölge insanına şifa dağıtmaya devam ediyor. Kurtuluş Savaşı ve İkinci Dünya Savaşı’nı gördü. Nice savaşlarda, afetlerde, iyi ve kötü günde hep Denizli ve bölge insanının yanında oldu.

 

Denizli Devlet Hastanesi Marşı’nın güfte yazarı Dr. Metin Vural’ın deyimiyle:

              “Aldığımız nefeste, canımız kanımızda…

              Hep bizimle birlikte, her zaman yanımızda”

 

Sloganımız: “Sağlıkta Ulu Bir Çınar”. Bu sloganı hiç kimse, öyle içi boş, hamasi bir cümle olarak görmemeli. 1919’dan beri Denizli’de sağlıkta ilk akla gelen kurum bu hastane olmuştur, bundan sonra da böyle olmaya devam edecektir. Bu sene 90. kuruluş yıl dönümümüzü gerçekten gururla kutladık. Böylesine köklü bir kurumun başında olmanın insana yüklediği sorumluluklar var. Öyle ki; adeta 24 saatinizi hastane dolduruyor. Kendimiz evdeyiz, tatildeyiz, eğlencedeyiz belki, ama aklımız hep hastanede oluyor. Poliklinik ve yatan hastasıyla, refakatçısıyla, ziyaretçisiyle, çalışanıyla, tedarikçi firmalarıyla her gün 20 bin kişinin girip-çıktığı böyle bir kurumun yöneticisi olmak, elbette birçok sorumluluğu da beraberinde getiriyor. Ama ben, idareci arkadaşlarım ve 1.550 çalışanımızla 7 gün 24 saat hastalarımızın dertleriyle dertlenmekten, onların acısını, ızdırabını dindirmekten mutluluk duyuyoruz.

 

Hastaneniz bölgenin ihtiyacını karşılayabiliyor mu? Çevre illerden de talep alıyor musunuz?

Denizli’deki 2 ve 3. basamak sağlık kuruluşlarına başvuran günlük 12.000 hastanın %40’ını, acillerin %42’sini, yoğun bakım ihtiyacının da %55’ini Denizli Devlet Hastanesi karşılıyor. Rakamlardan da anlaşılacağı üzere Denizli Devlet Hastanesi, bu ildeki hastanecilik hizmetlerinin yarısına yakınını karşılıyor. Denizli İl nüfusu 1 milyon civarında. Ayrıca Burdur, Manisa, Muğla, Uşak, Aydın gibi komşu illerden de hastalar geliyor. Böylece hastanemizin hitap ettiği nüfus 1,5 milyona yaklaşıyor. Bu kadar yoğun talebi karşılamakta personel ve cihaz anlamında hemen hiç zorlanmıyoruz. Hizmet veren 9 ayrı binamızın da tamamı, son yıllarda çeşitli tadilat ve iyileştirmelerle öncekilere nazaran çok iyi bir noktaya geldi. Ama tabii hiçbir zaman yeni bir bina gibi olduğu söylenemez. Bir başka deyişle şunu ifade edebiliriz: Hastanemiz şimdiki haliyle, fiziki altyapısındaki bazı eksiklikler ( havalandırma, iklimlendirme, banyolu-WC’li odaların yeterli sayıda olmayışı) hariç, hastalarımız için gereken sağlık hizmetini sunmakta oldukça iyi bir konumdadır.

 

Sağlıkta Dönüşüm Projesi’nin hastanenize yansımaları ne şekilde oldu?

Kim ne derse desin Sağlıkta Dönüşüm Projesi, ülkemiz ve insanımızın sağlığı için gerçek ve köklü bir “devrim” olmuştur. Sağlık alanında 50 yılda yapılamayan birçok reform, son 5 yılda yapılmıştır. Bu projenin hayata geçmesiyle hastalarımız, hak ettikleri değerin kendilerine verilmesinin adeta keyfini sürüyorlar. Bunu birçok hastamızdan her gün defalarca duyuyor, teşekkür mektupları alıyoruz. Yalnız burada bir konuyu da göz ardı etmemek gerekiyor: Artık hastalarımızın beklentileri çok arttı ve çıta oldukça yükseldi. Bu nedenle, az sayıdaki bazı hastalarımız, çalışan hekim ve diğer personelimizden, bazen gereksiz ve hatta karşılanması yasal olarak suç teşkil edebilecek isteklerde bulunuyorlar. Yerine getirilmeyince de görevlileri suçluyorlar. Kavgaya varan olaylar yaşanıyor. Zaman içinde bunların da düzeleceğine inanıyorum. Hiç bir değişimin kolay olmadığını kabul etmek lazım.

 

Sağlıkta Dönüşüm Projesi’nin hayata geçirilmesiyle; Bakanlığımızın başhekimlere döner sermaye gelirlerinden harcama yetkisi vermesi, özel sektörden hizmet satın alma işinin mevzuat anlamında önünü açması, Performansa Dayalı Ek Ödeme Sisteminin uygulamaya geçmesi ve daha birçok düzenlemeyle, hastanelerimizde çok önemli iyileşmeler olmuş ve hizmet sunumunda kolaylıklar sağlanmıştır. Bilindiği gibi hastaneye ve hekime ulaşmak, artık eskisine oranla birkaç kat artmıştır.

 

Sağlıkta Dönüşüm Projesi’nin hastanemize yansımaları elbette sayısız olumlu icraata dönüştü: İşleyişte çok hızlı bir değişim yaşandı. İlk kayıt kuyrukları hemen hemen ortadan kalktı. 2003’de yıllık poliklinik sayımız 600 bin civarındaykeni bu sayı şimdilerde 1.500.000’dur. Yatan hasta sayımız yılda 50 bin, ameliyat sayılarımız 30 bin.  2003’de bu rakamlar şimdikilerin ancak  1/3’i kadardı. Yani o zaman aynı sayıda hekim ve sağlık personeliyle, şimdikinin ancak 1/3 i kadar hizmet üretebiliyorduk.

 

Artık her hekime bir muayene odası verebiliyoruz. Ultrason ve ilaçlı tomografinin dışında hiçbir tetkikte randevulu çalışmıyoruz. İleri derecede akademik ve araştırma düzeyinde sayılan bazı tetkikler hariç, her türlü laboratuar tetkikini yapabiliyor ve %98’inin sonucunu aynı gün veriyoruz. 2003’de 160 olan laboratuar tetkik çeşidimiz, şimdilerde 400’ün üzerine çıktı.

 

Bugün artık Denizli’de büyük şehirlere ambulansla sevk edilen hasta sayısı ayda 10’u geçmiyor. Düşünün ki; ayda 300-350 bin hasta bakılan bir şehirde ambulansların büyük şehirlere yaptığı sefer sayısı, ayda sadece 8-10. Bu önemli bir başarıdır. Bu başarıda en büyük pay hastanemize aittir. Çünkü hastanemiz 75’i yoğun bakım olmak üzere 735 yatağı, aynı anda çalışabilecek altyapıda 125 poliklinik odası, 16 ameliyathanesi, 110 hasta kapasiteli diyaliz servisi, 40 ayrı uzmanlık dalında hizmet veren 170 uzman ve yan dal uzman hekimleri, 9 ayrı dalda tuttuğu branş nöbetleri ve her gün çalışan 2. vardiyasıyla, Denizli’de sağlığın bel kemiğini oluşturmaktadır. Bu saydıklarımızın birçoğu, Sağlıkta Dönüşüm Projesi’nin hayata geçmesiyle ortaya çıkan  güzel hizmetlerdir.

 

İlk müdahalenin hayat kurtardığı Acil Servisler bir hastanenin olmazsa olmazıdır. Siz de hastanenizin Acil Servisini modernleştirerek iyi bir örnek teşkil ettiniz. Yapılan yeniliklerden bahseder misiniz?

Özellikle büyük bir hastanenin en önemli bölümlerinden biri tabii ki acil servislerdir. Hastanemizin acil servisi sadece Denizli’nin değil, tüm Ege Bölgesi’nin en büyük, en kapsamlı ve organize acil servislerinden biridir. Acil servisimizde Büyük ve Çocuk Acil olmak üzere, 2 ayrı mekanda ve ayrı ekipler halinde hizmet verilir. Yani Çocuk Acilde çalışan hekim arkadaşımız Büyük Acilde çalışmaz, öbürü de çocuk acilde çalışmaz. Hayırseverlerimizin katkısıyla, çocuk acili bu yıl çok güzel bir alana taşıdık. Büyük acilimiz ise geçen yıl yenilendi. Acil servislerimiz 1.700 metrekarelik alanda 140 çalışanımızın 24 saat hizmet sunduğu, her gün 1.000-1.200 (bayramlarda 2.500) hastanın başvurduğu, günde 25-30 ambulansın uğradığı çok işlek alanlarımızdır. Buralarda her gün 9’u uzman hekim olmak üzere 13 hekimimiz nöbet tutmaktadır. Acil servisimizde, sadece buraya hizmet sunan görüntüleme merkezimiz ve laboratuarımız bulunuyor.

 

Teknoloji her alanda hızla gelişip insanların hizmetine sunuluyor. Siz de başhekim olarak yeni tıbbi cihazları takip edip, temini konusunda çalışmalar yapıyor musunuz?

Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın en önemli uygulamalarından biri, hastanelerimizde tıbbi cihaz alımları ve teknolojik altyapının güçlendirilmesi olmuştur. Şöyle bir düşünüyorum da; daha 5 yıl önce hastanemizde; 2 ultrason, birkaç konvansiyonel röntgen cihazı, 1 spiral tomografi, 1 kemik dansitometresi, 7 kuvöz,  8 diyaliz cihazı, sıradan EKG ler ve birkaç laboratuar cihazından başka bir şey yoktu. Bu gün ise modern tıbbın insanlığa sunduğu hemen her cihaz ve teknolojik altyapı hastanemizde mevcuttur. Bu dönemde, görüntüleme hizmetlerimiz, çok önemli ilavelerle önceki yıllarla kıyas edilemeyecek düzeyde gelişmiş ve dünyanın en modern hastaneleriyle yarışacak hale gelmiştir.

  

Hastaneniz için yakın zamanda gerçekleştirmeyi hedeflediğiniz projelerinizden bahseder misiniz?

Hastanemizde bu güne kadar yüzlerce projeyi hayata geçirdik. Gelinen nokta ile yetinmeyi elbette düşünmüyoruz. Yakın gelecekte uygulamaya geçireceğimiz başlıca projelerimiz şunlardır: Denizli’de hiçbir sağlık kurumunda bulunmayan Radyoterapi sistemini kurmak istiyoruz. Böylece onkoloji hastalarımız ışın tedavisi için metropollere taşınmaktan kurtulacaklar. Kısırlık hastalarımızın, ilgili uzmanlarımızın gözetiminde belli bir merkezde disipline edilerek daha düzenli takip, tedavi ve yönlendirilmesini amaçlayan İnfertilite Merkezi kurma projemiz var. Personel dağılımı ve en az personelle maksimum verim elde etme projemiz için özel sektörden hizmet satın alındı. Endüstri mühendisleri konuyla ilgili çalışmalarını tamamlamak üzere.

 

Eklemek istedikleriniz var mı?

Bana bu söyleşiyi yapma fırsatı verdiğiniz için size teşekkür ederim. Ayrıca SAYED dergisi de kısa sürede çok güzel bir çizgiyi yakalamış durumda. Bunun için sizi kutluyorum.

 

Biz de dergimizle ilgili övgü dolu sözleriniz ve bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. 

Son olarak size, hastanemizde olup da, birçok hastanede bulunmayan birimlerden kısa kısa bahsederek sözlerimi noktalamak istiyorum: Yanık Ünitesini geçen yıl kurduk. Ege bölgesinin en modern yanık ünitesi, tüm bölgeye hitap ediyor. Evde Bakım Ünitesi, bugün ülkemizde ancak 15 hastanede bulunuyor. Hastanemiz bu üniteyi Türkiye’de 3. olarak 2007 de hizmete sunmuştur. 550-600 yatalak hastaya evinde hizmet veriyor. AMATEM, 15 eğitim hastanesinde bulunan bir merkez. Hastanemizde 1998 den beri faaliyette. PET-CT, onkoloji hastalarının takip ve tedavisinde kullanılan kıymetli ve pahalı bir cihaz. Bir yıldan beri hastalarımızın hizmetinde. Ülkemizde sanırım 50 civarında bir sayıya ulaştı. Ege Bölgesi’nde İzmir’den sonra, sadece Denizli Devlet Hastanesi’nde bulunuyor. Talasemi Merkezi, ülkemizin ruhsatlı 4 talasemi merkezinden biri. 100 civarında talasemili hastaya hizmet veriyor. Açık Kalp Cerrahisi, 2008’de faaliyete geçti. Sigara Bırakma Polikliniği, 2006’dan beri açık. 17 ağustos 2009’dan beri Sigara Bırakma Merkezi’ne dönüştürdük. Çeşitli uzmanlar ve psikologların katkısıyla her gün açık. Denizli Devlet Hastanesi Marşımız, Türk Halk Müziği ve Türk San’at Müziği korolarımız, kütüphanemiz var. Çeşitli sosyal faaliyetler düzenliyoruz.

 

Hastanemizde başarılan ne varsa, bir ekip çalışmasının ürünüdür. Tüm bu hizmetlerin sunumunda büyük emek sahibi olan çalışma arkadaşlarıma teşekkür ederim.

 

Sağlıkta Dönüşüm Projesi’nin önemli bir devresi olan 2003–2007 yılları arasında Başhekimimiz Op. Dr. Mithat Ekici idi. Yukarıda sayılan birçok icraatta imzası mevcuttur. Şimdi başka bir alanda hizmetlerini sürdürüyor. Kendisine şükran borçluyuz.